Daha önce Geekyapar‘da yayınlanmıştır.

The Walking Dead’deki yeşil Hyundai Tucson’ı hatırladınız mı? Hani diğer otomobillerin aksine üzerinde tek bir çizik, kan, iç organ …vs. olmayan ve pırıl pırıl parlayan o otomobilleri?

Evet.

Evet.

Çeşitli ürünlerin, bir miktar paranın el değiştirmesi ile reklam kuşağı dışında filmlerde ve TV programlarında görünmesi olarak tanımlayabileceğimiz ürün yerleştirmenin tarihi, 1800’lere dayanıyor.

Derler ki, Jules Verne Seksen Günde Devr-i Âlem’i yazdığında, gemi taşımacılığı ile uğraşan firmalar, kitapta yer alabilmek için birbirleri ile kıyasıya rekabet etmiş. Ne yazık ki, Verne’ün bu meseleden maddi kazanç elde edip etmediği bilinmiyor.

Tüketicilerin TV reklamlarını zap’layabildiği, sevdikleri programları kaydedip sonradan izleyebildiği bu dönemde ise -ürün yerleştirme tüketiciye kesin olarak nüfuz etmenin neredeyse tek yolu olduğundan – altın çağını yaşıyor diyebiliriz. Bizim yaşamımıza ise yasal olarak sadece bir kaç senedir girmiş durumda. Ve yerli dizilerimizde bu listedekinden daha da tuhaf örneklerini görmeniz mümkün; ama akıl sağlığınız açısından maruz kalmanızı tavsiye etmiyorum.

Ürün yerleştirme uzun zamandır oyunlarda da sıkça kullanılıyor; elbette Transformers gibi neredeyse tüm bütçesini ürün yerleştirmelerden sağlayan filmlerde olduğu kadar değil. Üstelik, çoğu da gözden kaçırmamızı imkansız kılacak kadar bariz ve bir o kadar da komik!

1. Alan Wake | Mustang, Verizon ve Energizer

 Yakın tarihin en başarılı korku oyunlarından biri olan Alan Wake, işin aslı oyunlarda ürün yerleştirmenin nasıl yapılması gerektiğine dair ders niteliğinde bir kaç ürün yerleştirme içeriyor.

El fenerimiz için bulduğumuz Energizer marka pillerin ürün yerleştirmesi gayet uygun bir şekilde yapılmış. Ürün, ana karakter tarafından kullanılıyor ve hikaye örgüsü içinde bir işe de yarıyor. Tek eleştirebileceğim nokta, marka isminin belki de biraz fazla gözümüze sokulması olurdu… Eğer pillerin ömrü bu kadar kısa olmasaydı. Kim bundan sonra el feneri için Energizer pil alır ki? Herhalde Amnesia modern zamanlarda geçse ve Energizer da ona ürün yerleştirme yapsa, ancak bu kadar saçma sapan bir duruma düşerdi.

Alan’ın akıl hastanesinden kurtumaya çalıştığı bölümde ise, işin suyu çıkıyor. Etraftaki delilik Alan’a da bulaşmış olacak ki, kaçmaya çalışacağına klinikteki televizyonda arka arkaya gösterilen Mustang veVerizon akıllı telefonlarının reklamlarını sonuna kadar izliyor. Üstelik bunu izlediğimiz için bir achievement dahi kazanıyoruz! O esnada, elektriğin de kontolünü eline almış olan karanlık güçler, belli ki Alan’ın gidip bir Mustang otomobil satın almasını çok istiyor. Oyunun ilk DLC’sinin ismi ise, “The Signal” ismini taşıyor ve Alan’ı bize oldukça tanıdık gelen bir rüya aleminde çıkış yolu bulmaya çalışırken görüyoruz. Hiçliğe öylesine gömülmüş durumda ki, hiçbir şeyin ve hiç kimsenin ona ulaşması mümkün değil – bir Verizon akıllı telefonu bulana dek. Ya Verizon’ın hizmeti sahiden çok iyi, ya da Alan iyice aklını yitirmiş durumda.

2. Infamous 2 | Subway

Infamous serisi, dünyayı elektrik saçan elleri ile kurtarmaya çalışan (hımm, biraz tartışılır ama…) Cole McGrath’in başından geçenleri anlatıyor. İkinci oyun New Orleans’ta geçiyor ve kentin nüfusunun büyük çoğunluğu eşi benzeri olmayan bir salgında yitip gitmiş durumda, hayatta kalanlara da süper kötüler dünyayı dar ediyor. Bunlar da yetmezmiş gibi, dev bir iblis Doğu Sahili’ndeki tüm kentleri tek tek yok etmeye başlıyor. Nükleer silahlar ile yok edilene dek de durmuyor.

3. Splinter Cell: Chaos Theory | Airwaves ve Axe

Sevgili Sam, seni çok sevdiğim için fazla yüklenmek de istemiyorum ancak bir oyunun giriş demosunda ürün yerleştirme olması gerekiyorsa, en iyi ürün adayı bir sakız (Airwaves markalı) mıdır?

Nefesin çok kötü kokuyor ve bu yüzden kötü adamların seni metrelerce öteden fark edebileceğinden mi endişeleniyorsun? Ve her yerde karşımıza çıkan Axe billboard’ları da neyin nesi? Madem Axe reklamları bu kadar agresif bir biçimde her yerde, oyuncular da sana doğru koşan hoş hanımlar görebilseydi keşke. Ee, o da yok? Ama belli ki casusların her açıdan güzel kokma zorunluluğu var. Yani James Bond’dan görüyoruz, ne zaman ne olacağı belli olmaz.

Oyundaki ürün yerleştirmelerin bu ikisiyle bitmediğini de belirteyim. Oyundaki bilgisayar ekranlarından, cep telefonlarına her yerde yeni sürprizler ile karşılaşmak mümkün. Ubisoft ürün yerleştirmeler ile oyunun masraflarını bu kadar kısmışken, bari oyunu indirimli olarak piyasaya sürseydi.

4. Everquest 2 | Pizza Hut

Oyuncuların bilgisayar başında geçirdikleri uzuuun saatlerde neye ihtiyacı olduğuna karar vermiş olan Sony ve Pizza Hut’ın birlikte yaptıkları, zamanında Everquest II oynamış olanların üzerinde geyik yapmaktan vazgeçmedikleri bir durum.

Neyse, oyuncuların bir noktada acıkacaklarını tespit eden Sony, Pizza Hut’ın ürün yerleştirme tekifini oldukça yaratıcı bir biçimde ele almış ve oyuna /pizza komutunu girdiklerinde, oyuncuların Pizza Hut’ın web sitesine yönlendirilmesini sağlamış. Üstelik, o dönemde (sene 2005 civarı) Everquest II’nin bir oyun üzerinden gerçek nesneler satın alabildiğiniz ilk oyun olduğuna dair sağda solda demeçler verip, bir hayli böbürlenmiş. Dönemin oyun dergileri de, bunu bir devrim olarak kabul etmişler.

Oyunun ortasında bu komut ile siteye yönlendirilmek ile, alt+tab yapıp siteye girmek arasında hayati bir fark olduğunu düşündüler herhalde. Pizza seçerken harcadıkları zamanda hiçbir azalma olmadığını ise, düşünmedikleri çok belli. Ancak, bir yandan da bu oyun üzerinden pizza sipariş etme işi ABD’de bir hayli tutmuş. Alt+tab yapmaya üşenen adamlar, nasıl pizza gelince kapıyı açtılar, onu bilemiyorum ama.

5. Metal Gear Solid: Peace Walker | Doritos, Pepsi, Mountain Dew, Axe, Sony Walkman

PSP sahibi değilseniz, olmadığınız için biraz sonra şükredeceksiniz. Ya da, oyunun Japonya versiyonuna maruz kalmadığınıza…

Yoksa, tam olarak başınıza bu geliyor.

Yoksa, tam olarak başınıza bu geliyor.

MGS serisinin de en az diğer oyunlar kadar ürün yerleştirmelere yer verdiği olmuştur, ancak Peace Walker “Para için ne kadar saçmalanır?” sorusunun cevabı olmuş tam olarak. Ormanın ortasında canınız Doritos mu çekti, hiç üzülmeyin, sponsorumuz bizim için etrafa paketler dolusu cips bırakmış. Çatılarda koşuştururken ağzınız mı kurudu, her yer Pepsi dolu. Çatıdan düşerseniz de Pepsi, yaşatır seni, paniğe gerek yok. Aman ilaçlı olmasın da, sakata gelmeyelim. Mountain Dew de çatılarda boy gösterenlerden… Ve Snake artık dünyanın en büyük hipster’ı: Sony Walkman’i var, üstelik oyunun 1974’te geçtiğini göz önünde bulundurursak, cihazın piyasaya çıkmasına hala beş sene varken. Yine 1970’lerde piyasada olmayan Axe, o zamanlar sprey yapay deri işinde olmalı ki, kendimize Axe sıktığımızda iyileşebiliyoruz.

Oyun yapımcısı, bu çılgınca ürün yerleştirmeler kendisine sorulduğunda, “Ama biz oyuncularımızı şaşırtmak istedik!” cevabını vermiş. Konami, sana ne desem bilemedim ki şimdi.

TL;DR

Bir de bunların yanınca Grand Theft Auto ve Saint’s Row’un kendi dünyaları için yarattığı, gerçek ürünü olmayan reklamlar düşünülünce, oyun dünyasının reklamlara, reklamların da oyun dünyasına bakışı iç içe ve tuhaf bir ilişkiler sarmalı gibi. Anlayacağınız, malum iki dünya da gerçek değil, her türlü tuhaflığa varlar.